Untitled Document

Doğru Mimari: Yeşil Tasarımla Sürdürülebilir Binalar


"İnsanların bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesiller için gerekecek kaynakları yoketmeden ve uzun süreli planlama yaparak ve doğal kaynakların kısıtlı olduğunu
göz önüne alarak hareket etmeliyiz."
- United National Environmental Programme -UNEP'in sürdürülebilirlik tanımı


Sürdürülebilir bir bina dendiğinde tüm aşamalar: inşaat alanı, tasarım, inşaat aşaması, içinde yaşam ve kullanım süresi dolunca binanın yıkımı aşamalarında enerji, su ve malzeme tasarrufuna dikkat edilir; sağlıklı, verimli ve komforlu bir iç ortam oluşturulur.

Sürdürülebilir tasarım ve gelişme için şu prensipler göz önüne alınmalıdır:

  1. İnşaat ile doğal çevrenin bozulmaması, ve hatta çevrenin yenilenebilmesine olanak vermesi
  2. Binalar ve inşaatlar yüzünden dünyanın yaşanmaz bir hale gelmesini engellemek
  3. Yenilenemeyen enerji, toprak ve diğer kısıtlı kaynakların mümkün olduğunca az tüketilmesi
  4. Atıkları azaltmak - malzemelerin, suyun ve diğer kısıtlı kaynaklarını geri dönüşümünü özendirmek
  5. Yaşanabilir, sağlam, sağlıklı ve verimli ortamlar yaratmak
  6. Doğal çevrenin kolay restorasyonunu sağlayabilmek.

Bu prensipler ışığında şu konseptler takip edilmelidir:

  1. İnşaat alanı: inşaat yapılacak yerin potansiyelini optimize etmek; çevreye etkisini de minimize etmek
  2. Enerji: enerji sarfiyatını minimize etmek ve temiz enerji kullanımını maksimize etmek
  3. Malzemeler: Çevreye zararlı olmayan malzemeleri kullanmak
  4. Su ve atıklar: suyu idareli kullanmak, katı ve sıvı atıkları azaltmak
  5. İç mekan hava ve ortam kalitesini optimize etmek
  6. Dayanıklı, az maliyetli, bakımı kolay ve kullanım ömrü bitince geri dönüştürülebilen binalar ve bileşenlerini üretmek.

 

Yeşil Tasarım Felsefesi

Yaşamı daha kaliteli kılmak, sağlığımızı ve çevreyi korumak ve geliştirmek için son zamanlarda çok güzel ürünler ve çözümler geliştirildi. Bugünlerde birçok tasarımcı, geri dönüştürülebilen, sağlığa zararı olmayan ve çevreyi bozmayan ürünler geliştiriyor; buna da "Yeşil Tasarım" deniyor.

Yeşil tasarımın en önemli maddelerinden biri, yapının planlanmasıdır. Malzeme ve enerji tasarrufu için önemli birkaç madde:

  1. Dış duvarların şekli ne kadar kareye yakın olursa, inşaat birim maliyeti de o oranda azalır. Yapının birim alanı ile maliyet tam olarak doğru orantılı değildir. Örnek olarak 2 katlı bir binanın maliyeti, aynı alana sahip tek katlıdan daha az olabilir çünkü tek katlı binanın temel ve çatı maliyeti daha yüksek olacaktır. Ayrıca 2. kat, yazın sıcağına ve kışın soğuğuna karşı daha iyi izolasyon sağlar, ısıtma maliyetlerini azaltır.
  2. Yeterli ve doğru izolasyon ile ısıtma/soğutma maliyetleri azalır
  3. Binayı, iklim koşullarını en avantajlı şekilde kullanacak şekilde, doğru konumlandırmak, ısıtma/soğutma maliyetlerini azaltır. Kış güneşi, geniş pencerelerden geçerek içerideki uzun duvarlara vurabilirse kışın güneşli günlerde ev daha fazla ısınabilir. Yazın ise cam pencerelerin önlerine kepenkler/gölgeleyiciler koyarak öğleden sonra güneşinin evin içini ısıtması önlenmelidir. Binayı arazide doğru konumlandırmak ta tesisat hatları, bağlantıları ve maliyetleri azaltma açısından önemlidir.
  4. Merkezi borulama ile enerji tasarrufu elde edilir. Çok katlı yapılarda tuvalet ve banyolar alt alta yerleştirilirse maliyetler azalır. Mutfak ve hizmet odası borulamaları da ana boru hatlarına yakın olarak konumlandırılabilir.
  5. Soba veya şömineler, tek ve ortak bir bacayı kullanacak şekilde konumlandırılabilir
  6. İnşaat alanı içinde veya yakınında bulunan malzemeleri kullanın; örnek olarak kazıdan çıkan taşlar, kum..
  7. Bina yapımında kullanılan malzemelerin zaman içindeki dayanımları göz önüne alınmalıdır. Bazı malzemelerin fiyatları yüksek olsa da uzun süre dayanımları göz önüne alındığında daha ekonomik olabilirler. Örnek olarak tuğla duvarlar, ahşap çerçeve ve kaplamalı duvarlardan daha pahalıya mal olurlar ama boyama ve bakım gerektirmezler ve 2. el satış değerleri de ahşap yapılara göre daha yüksek olur. Sert ahşap malzeme, çam ağacından ahşap malzemeye göre daha pahalıdır ama çok daha dayanıklıdır.

Binanın Isı Performansını Arttırmak

Bina yaparken doğadan birçok değerli kaynağını alıyoruz ve tüketiyoruz; çevreyi bozuyoruz, insan sağlığını etkiliyoruz ve dünyanın geleceğini tehlikeye atıyoruz. Yeşil tasarımın önemli parçalarından biri; bina içinde konforlu bir ısıyı sağlamak için kullanılacak olan enerjisi en düşük seviyede tutacak çözümler üretmektir. İzolasyonu arttırarak, pencere, kapı, döşeme yüzeylerini iyileştirerek ve güneş enerjisini kullanarak enerji tasarrufu sağlanabilir.

Yeşil tasarımda, binanın güneşi görecek şekilde güneye bakması ve temel inşaat aşamaları binanın termal performansını direkt etkiler.

  • Izolasyon ile enerji harcamanız önemli ölçüde azalır
  • Binanın iyi hava alması da önemlidir; ideal olan evin sabit bir ısı derecesinde kalmasıdır. Kontrollü havalandırma önemlidir.
  • Isıtmayı kontrollü kullanın, gerektiği zamanlarda çalıştırın
  • En verimli yakıtı, ısı kaynağını ve ısı dağıtım sistemini kullanın
  • Güneşin bedava ışığını enerji ve ısı kaynağı olarak kullanın. Evin içine giren güneş ışınları hem kış aylarında evinizi ısıtır hem de aydınlık sağlar.

Evinizin ısısını korumak için:

  • Kapı ve pencere kenarlarını/hava alan boşlukları sünger şeritler veya benzeri izolasyon şeritleri ile kapatın.
  • Dış giriş kapısının önüne bir kapalı sahanlık yapın. Hem ısı kaybını önemli ölçüde önler hem de bitkileriniz için kışın koruma sağlar; ayrıca ayakkabı ve paltolarınızı da koyacak dolap konabilir.

Yeşil Döşeme ve Hava Kalitesi

Döşeme kaplaması evinizin kalitesini ve konforunu etkileyen en önemli etkenlerdendir. Genelde, ev tasarımında ilk adım döşeme kaplamasıdır. Duvar renginden farklı olarak, döşeme kaplamasını değiştirmek çok zor ve maliyetli olur. Bu nedenle kaplama seçiminde hem estetik ihtiyaçlarınız karşılanmalı hem de pratik çözümler üretilmelidir.

İç havanın kalitesi de döşeme kaplaması türü ve durumundan etkilenir. Döşeme yüzeyleri, evdeki en büyük toz ve pislik toplayan yüzeylerdir. Döşemeler ayrıca toz ve pislik üreten kaynaklar da olabilirler: döşeme kaplaması üzerinde yürürken döşeme yüzeyi zamanla bozulur ve havaya minik parçacıklar saçılır.

Genel olarak, döşeme kaplaması ne kadar sert bir malzemeden yapılmışsa o kadar kolay temizlenir - ve bu nedenle daha sağlıklıdırlar. Döşeme kaplamasının hangi malzemeden yapıldığı çok önemli değildir - sağlıklı döşeme, temiz döşemedir. Yeşil tasarım açısından: çoğu döşeme kaplamasının üretiminde önemli miktarlarda enerji ve kaynak harcanır; bu nedenle geri dönüşümlü döşeme kaplamaları tercih etmenizde fayda vardır.


Verimlilik Hakkında Bazı Bilgiler:

Şu enerji tasarrufu bilgilerini kullanarak evinizi daha az enerji harcar hale getirebilirsiniz:

  • Evlerde ısı kaybının %50'si duvarlar ve çatıdan olur. İzolasyon ile bu kayıpları önemli ölçüde azaltabilirsiniz.

  • Kışın, güneş gören pencerelerin önündeki perdeleri açın, içeriye güneş girsin. Geceleri de ısı kaybını önlemek için perdeleri kapatın.

  • Farklı bina malzemelerinin birleştiği yerlerde boşluklar ve ısı kayıpları olma ihtimali yüksektir. Bu tür bölgeleri inceleyin, gerekli izolasyonu yapın.

  • Pencerelerden ısı kaybı, ısıtma masrafınızın önemli bir payını alır. Bazı hesaplara göre ısıtma masaraflarının üçte biri pencerelerden kaybolan ısıdır. Pencere kenarlarının iyi izolasyonu, kepenkler ısı kayıplarını önler.

  • Yazları soğutma için klima kullanıyorsanız, klimanın kompresörü evin gölgede olan bir kısmında monte edilirse, soğutma maliyetiniz %2-3 kadar azalacaktır. Ancak havalandırma daha önemlidir. Kompresör önünde en azında 60 cm kadar boşluk bulunmalıdır ki, klima kompresöründe ideal hava akımı oluşabilsin ve soğutma rahatça sağlanabilsin.

  • Akkor lambaları çok daha enerji tasarruflu olan LED lambalarla değiştirmeniz, size yıllık elektrik faturanızda en az 100 TL ekonomi sağlayacaktır.

  • Tavan fanları hem yazın hem de kışın enerji tasarrufu sağlar. Yazın fan bıçakları saatin ters yönünde dönmelidir. Kışın ise fanı en düşük hızda ve saat yönünde döndürün; böylede sıcak hava aşağıya doğru itilir.

  • Buzdolabınızdaki, derin dondurucunuzdaki boş alanları su kapları ile doldurun. Boş bir buzdolabını veya derin dondurucuyu çalışır halde tutmak daha fazla enerji harcamasına neden olur.

  • Çamaşır makinenizi tamamen kıyafetlerle doldurun, böylece haftalık çamaşır yıkama sayınızı azaltarak enerji tasarrufu sağlarsınız.

Geleceğin Yeşil Evi Nasıl Olacak?

27 Nisan 2009 tarihli, Wall Street Journal'da çıkan yazıdan özetle:

Geleceğin evinin duvarlarında bahçe olabilir, bir ağacı taklit ederek güneş ışığını enerjiye dönüştürebilir ve karbondioksit gazını oksijene dönüştürebilir. Veya bir kertenkele gibi hava koşullarına göre renk değiştirebilir, kendini tamir edebilir... Bunlar sadece birkaç olasılık. Wall Street Journal gazetesi 4 mimardan geleceğin sürdürülebilir evini tasarlamalarını istedi. Bu evler enerjiyi tasarruflu kullanan, ekonomik, estetik evler olmalı. Gelecek yıllarda, mevcut ve yeni teknolojileri kullanarak yaşayabileceğimiz sürdürülebilir evler döşünüldü.

Taze bir bakış açısı aslında çoktan beri istenen bir yaklaşım çünkü evlerin inşaatı çevreye büyük zararlar veriyor. Bir fabrikanın veya arabaların saçtığı egsoz gazlarını kolay gözlemleyebiliyoruz ancak binalar - sessiz ve kımıldamadan - elektrik, ısıtma ve su tüketimi ile kaynakların ve harcanan enerjinin büyük kısmını kapsarlar. A.B.D. Enerji Bakanlığının tahminlerine göre binalar toplam enerji sarfiyatının %39'undan ve yine benzer oranda sera gazı salınımlarından sorumludurlar. İşte bu gerçekler ışığında, "yeşil bina tasarımı" gittikçe gelişen bir dal olarak dikkatleri çekmeye başladı.

Peki, geleceğin evleri nasıl olacak; işte birkaç tasarım:

 

Rios Clementi Hale Studios evinin ön yüzünde domates, biber, bezelye yetiştirilen bir bahçe var. Bitkiler ayrıca gölge ve serinlik te sağlıyor. Çatıdaki bir depoda su biriktiriliyor ve böylece bina serin tutuluyor. Çatıdaki rüzgar gülü de elektrik üretiyor. Evin yüzeyi, bir yaprak gibi, fotosentetik katmanlardan oluşmuş, bu katmanlar güneş ışınlarını toplayarak sıcak su ve elektrik üretiyorlar. Ayrıca karbondioksiti toplayarak oksijene dönüştürüyorlar.

 

William McDonough + Partners mimarlık bürosu ise evlerini bir ağaca benzetmişler. Evin dış "kabuğu" izoleli, kendini temizleyebilen ve yenileyebilen ince filmlerden oluşuyor. Dışa sarkan, eğri yüzeyli çatı gölge sağlıyor ve yazın ısınmayı azaltıyor. Evin gövdesi, ya da taşıyıcı sistemi karbon tüplerden oluşuyor. Bu karbon tüpler hafif olduklarından ve az malzeme kullanıldığından hem çevreci hem de evi taşıyacak güce sahip. Evin kökünde ise ısı pompası (heat pump) var. Bu ısı pompası ise yeraltının sabit ısısını (14-15 santigrat derece) kullanarak evin sıcaklığını regüle ediyor -- kışın evi ısıtıyor (kışın yeraltı dışarıya göre daha sıcak kalır) ve yazın da evi serinletiyor (yazın yeraltı dışarıya göre daha serindir). Bu tür sistemler günümüzde mevcuttur ve kullanılmaktadır.

Yeni teknolojik gelişmeler de kullanılabilir:karbondioksiti yutan çimento sayesinde küresel ısınmaya neden olan karbondioksitin havadaki oranlarını düşürecek adım atılabilir. Ayrıca evin dış yüzeyi su ve nemi çekerek ev için gerekli su sarfiyatına destek olabilir. Günümüz binalarında birçok zararlı kimyasallar kullanılıyor. Pimapen pencerelerde civa ve ağır metaller, boyalardaki kimyasallar v.b. Yeşil evde kullanılacak malzemeler biyo-çözünür olmalıdır, yani zamanla kullanım süreleri dolunca doğada, çevreye zarar vermeden çözünebilmelidirler.

 

Cook + Fox tasarım bürosunu evi iklime tepki veriyor; yazın güneşli ve sıcak havalarda rengi açılıyor ve güneş ışınlarını yansıtarak evin fazla ısınmasını engelliyor. Kışın ise rengi koyuluyor ve güneş ışınlarını yutarak evin ısınmasını sağlıyor. Dış yüzey ayrıca suyu yakalayıp depoluyor ve evin su sarfiyatına katkıda bulunuyor. İçeride duvarlar ve mobilyalar hareketli tekerlekler üzerinde: günün büyük kısmında kullanılmayan alanlar bu sayede daha optimum kullanıma sahip oluyor. Mr. Cook geleceğin evini, problemleri çözecek bir araç olarak görüyor. Evin doğayı taklit ederek doğa ile bütünleşik olması amaçlanmış. Evin içinde tuvalet ve banyolar ayrılmış; böylece daha az alan ile daha fazla insanın ihtiyacı karşılanabiliyor.

 

Mouzon Desing ofisinin evi ise geleceğin teknolojileri ile eski teknikleri birleştirerek enerji tasarrufu sağlıyor. Çatı ve ön yüze yerleştirilen güneş panelleri ile sıcak su ve elektrik üretiliyor. Ama evde ayrıca "hava aldıran" baca var: ortaçağlardan kalma bir teknik ile evin havalandırılması sağlanıyor: baca ve dışarı arasındaki hava basıncı farkı nedeniyle sıcak hava bacadan yukarıya yükseliyor ve serin hava pencere ve kapılardan içeriye giriyor.

Mr. Mouzon; "öncelikle mantıklı olmalı" diyor. Onun evi "çatı ve duvar şekilleri ile vahşi ve garip şeyler yapmaya çalışmıyor ama iyi ve makul olan kullanılıyor." Rios Celementi evi gibi Mouzon evi de aynı zamanda gıda kaynağı: evin yan duvarlarında karpuz, kavun üretilecek. Ayrıca bahçede kurulacak tatlı su havuzunda balık yetiştirilecek bu sayede en verimli "hayvan proteini" üretilecek. Ama Mr. Mouzon için en önemli olan "evin ihtiyaca yetecek boyutta olması".

Ev ne kadar küçük olursa o kadar sürdürülebilir olur. Dört mimarın da ortak kanısı, başta Amerika'lılar olmak üzere insanların daha küçük evlerde yaşamayı öğrenmeleri gerekiyor!

 

Linkler: